Yorumlar 3
Kasıtlı veya kasıtsız olarak bir insanı hayal kırıklığına uğratırsanız bu onlara sizi kırma hakkı verir mi? Herkes buna iyilik meleği gibi cevap veriyor. Saçmalık. En başta "hak" denen şey insanlar tarafından üretilmişken buna kesin tanımlar eklemek yalnızca absürd olur. Ve benim öznel açımdan bakarsanız, böyle bir şeyi izlemek, okumak, dinlemek güzel. Keyifli, komik, ürpertici veya hüzünlü değil; güzel. Adeta bir esrarkeşmişçesine duygulara hasret çekiyorum.
1
0
Hissedemediğimden değil, aksine oldukça duygusal biriyimdir. Ancak huzur, üzüntü, neşe, sevgi, hayal kırıklığı, bıkkınlık, heyecan, beklenti tüm bu tatlara dimağım o kadar muhtaç ki, adeta ölümcül hale gelen bu tekdüzeliği takip eden boşluk hissiyatı beni bir yabancı gibi hissettiryor. Belkide bu yüzdendir, devamlı tüketirim. Ama ürün değil eser. Yazılı, çizili, işitsel, görsel her türlü eser. Onların vermek istediği hisleri almak için elimden geleni yaparım, adeta birinin mezesiz içememesi gibi... Tadını almak için uğraşmalısın... Çünkü eserin amacı budur. Hissettirmek! İyi veya kötü eserin başarısı "his" e bağlıdır.
1
0
İşte ben, bir "his" bağımlısıyım. Ve bu eser, bazı anlarda hissi bana o kadar gerçekçi yaşatıyor ki... Başmelek Haniel'in etrafında olan serinlik ve ürpertiyi hissettim. Tüylerim diken diken oldu ve kalbim göğus kafesimden çıkmaya çalıştı. İşte benim bu eseri 2.kez okumamın en büyük sebebi... Haniel...
1
0